ANA SAYFA |2012 TAKVİMİ | ONLİNE TAKVİM  | İLETİŞİM
TAKVİM
Takvimler
2007 takvimi
2008 takvimi
2009 takvimi
2010 takvimi
2011 takvimi
2012 takvimi
2013 takvimi
2014 takvimi
2015 takvimi
Bayramlar
Ramazan bayramı
Kurban bayramı
Mübarek günler ve geceler
Kadir gecesi
Mevlid kandili
Regaip kandili
Miraç kandili
Berat kandili
Resmi tatiller
Anma ve kutlama günleri
Kurtuluş günleri
Namaz vakitleri
Hava durumu
Vergi takvimi
Tc kimlik no sorgulama
Vergi kimlik no sorgulama
Motorlu taşıtlar vergisi
İnternet vergi dairesi
Ssk hizmet dökümü sorgulama
SSK
Telefon rehberi
Araç sorgulama
Dünya kentlerinde saatler
Hesap makinası
Güncel Bilgiler
Kuran okuyan kalem türkiyede
Orviax erkeklerin yeni gözdesi
Stop grey beyaz saçlar için
Termal sauna şort
Sauna eşofman
Horlama yastığı
Korseler
Bitki derman
Zayıflama
Diyet
 
          

 GÜNÜN SÖZÜ

 
 
 
 

 

Diyet konusunda detaylı bilgiler için  www.diyetcesitleri.com    dan bilgi alabilirsiniz

Hiç kuşku yokki diyet yapmak çokda sevilen ve neşeli bir uğraş değil, ancak obezite ile mücadelede ve hayatımızın daha sağlıklı ve mutlu bir şekilde geçmesi ve formda kalabilmek için başvuracağımız en önemli adres doğru ve dengeli beslenme ve diyet porgramıdır.
Zayıflamak için başvurduğumuz bir çok yöntemde başarısız oluyor isek bunun esas nedeni aslında olayı beynimizde bitirmediğimiz içindir, karşımızdaki düşmanı gözümüzde çok büyüttüğümüz sürece kilo vermek hiçde kolay olmayacaktır. Öncelikle kararlılığımızı kesin olarak ortaya koymak ve ben bunu başaracağım demek gerekir, unutmayınki başlamak işin yaırısıdır, ondan sonrası zaten sizin kontrolünüzde devam edecektir.
Diyet artık bir zahmet olmaktan Çıkıyor. Diyet Uygulamarı Sizi Forma Sokmak ve Sağlıklı Bir Bünyeye Sahip Olmanız İçin Vardır. Dikkat Edin Bizim Bahsettiğimiz O Şok Diyetler Değil !
Malum; kıyafetler özgürleşecek, fazlalıklar paltoların ardına saklanamayacak, kilolar gitmediği taktirde deniz keyfi bir “sendrom”a dönüşecek...

Hareketsizlik, stres, fast-food ve atıştırma alışkanlığı, uykusuzluk ya da fazla uyuma, yağlı yiyecekler... Ve maalesef kaçınılmaz bir gerçek bir gerçek; şişmanlık..

Tüm dünyada gittikçe grafiğini yükselten obezite artık bir hastalık konumunda. Her beş kişiden birinde mutlaka görülen bu durum, sağlığı bir hayli tehdit ediyor. Fiziksel aktivitede azalma, beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet (kadın), ırksal faktörler, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma ve alkol risk faktörleri arasında.
Dengesiz ya da fazla beslenme beraberinde kalp, tansiyon, damar tıkanıklığı, kolesterol ve şeker gibi birçok hastalığa davetiye çıkarıyor.




Kışın alınan kilolar, yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bir anda verilmek isteniyor ve çare şok diyetlerde bulunuyor. “1 haftada 5 kilo vermek” gibi bir mucize olarak görülen kısa süreli diyetler, sağlık açısından ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Sindirim ve sinir sistemi bozuklukları, kansızlık, yorgunluk, halsizlik, baş dönmeleri, bulantı ve kusma bunlardan sadece bir kaçı... Bilinçsiz beslenme, yetersiz besin öğeleri metabolizmayı bir anda çökertiyor. Kilo kayıpları yağ yerine su ve kastan oluyor. Metabolizmanın yavaşlaması, verilen kiloların ve hatta daha fazlasının belli bir süre sonra hızla alınmasına neden oluyor.

UZMANLARDAN TAVSİYELER....

Diyet çeşitleri zayıflama ve beslenme yöntemleri hakkında diyetisyen tavsiyeleri ile zayıflamak isteyen bir kişi öncelikle beynini bu koşula hazırlamalı, bir uzmana başvurmalı ve hedef belirlemelidir. Az, sık ve öz yemelidir. Uzun vadeli diyetler uygulamalıdır. Kilo almanın temelinde yatan atıştırma ve hareketsizlik gibi alışkanlıklarından vazgeçmelidir. Günlük alınan kalori miktarından 500-1000 kalorilik kısmının az alınması haftada ortalama 1 kilo verilmesini sağlar ve doğru olan da bu ölçüdür. İstenilen kiloya ulaştıktan sonra mutlaka koruma programına geçilmelidir.
Unutmayın siz kilolardan daha güçlüsünüz ve bunu başaracaksınız...

“İDEAL KİLO VERME”NİN SIRLARI...

- Yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve vücut analizinize göre uygun bir beslenme programı takip edin.
- Açlık hissettiğinizde bisküvi, kek, börek vb. gıdaların yerine önce bir bardak su içmek ve meyve, kepekli kraker, yoğurt, beyaz peynir, kuru erik, 3-4 adet ceviz gibi hafif ve sindirimi kolay yiyecekler atıştırın.
- 3 ara öğün ve 3 ana öğün yemeyi alışkanlık edinin ve asla aç kalmayın.
- Günde ortalama 45 dakika yürüyüş yapın.
- Günde 8-10 bardak su için.
- Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen, tokluk hissi veren, kepekli ve lifli yiyecekleri tercih edin. Üç beyazı (şeker-un-tuz) listenizden çıkartın.
- Kızartmayı sofranızdan uzaklaştırın, onun yerine ızgara, haşlama ve buğulama türüne yer verin.
- Uyku düzeninizi dengede tutun. Çok uyku kadar uykusuzluk da kilo aldırır, çünkü az uyku sinir sisteminin dengesini bozar, stres yaratır ve bu da paralel olarak atıştırma eğilimlerini arttırır.
- Reçeli kendi öz şekeriyle yapın.
- Alkol alımını azaltın.
- Sigara, kahve ve kafeinli içecekler kan şekerini düşürerek şekerli gıdalara saldırmaya neden olduğu için bunlardan uzak durun.
- Hazır gıdalar ve asitli içecekleri hayatınızdan çıkarın.
- Zayıflama ilaçlarından kaçının. Çünkü bitkisel zayıflama ilaçları; vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açıyor, karbonhidrat metabolizmasını etkiliyor, istem dışı göz kayması, yürümede dengesizlik ve sinirlilik gibi sinir sistemi bozuklukları yaratır.
- Tartılmayı alışkanlık haline getirin ve eğer mümkünse yediklerinizi not edin.
- Kırmızı et tüketimini en aza indirin, onun yerine belirli ölçülerde tavuk ve balık tüketin.
- Yiyecekleri çok çiğneyin, porsiyonları azaltın, sofradan tıka basa tok olarak kalkmayın.
- Meyve ve tatlıyı yemekten yarım saat sonra yemeyi tercih edin.
- Sofranızda “Omega 3” ve “Omega 6”ya yer verin. Omega 3; ceviz, fındık, soya fasulyesi, lahana, ıspanak, brokoli, marul, kanola bitkisi, soğuk su balıkları, balık yağı ve Omega 6 da ayçiçeği, mısır, soya ve tahıl ürünlerinde bulunur.
- Eğer kabızlık sorunu ile karşı karşıyaysanız; bol sebze ve salata yiyin, spor yapın ve bol su için.
- Ekmek sepetini sofranızda bulundurmayın ve asla televizyon karşısında yemek yemeyin.
- Katı yağ yerine sıvı yağ kullanın ve et yemeklerine yağ katmayın.
- Mutlaka bir endokrinoloji uzmanına başvurun. Çünkü hormon bozukluğu da hızlı kilo alma ve gayret gösterilse de kilo verememe gibi sorunlar yaratır.

O yüzden aşağıdaki hormon değerlerini kontrol ettirin.
Tiroit hormonu: Tiroit bezi T4 ve T3 adlı iki tip hormon salgılar. Tiroit hormonu azlığı metabolizmayı yavaşlatarak daha fazla kilo verilmesini önler.

İnsülin hormonu: Bu hormon kanda çok yüksekse kan şekeri düşer. Bu da şekerli gıdaları daha çok tükemeye neden olur.

Ghrelin hormonu: Mideden salgılanan bu hormon, kilo vermeye başladıkça kanda artmaya başlar ve kişiyi yemek yemeye yöneltir.

Oreksin: Beyinden salgılanan bu hormon da zayıfladıkça yemek yemeyi artırır.

Leptin: Yağ dokusundan salgılanan bu hormondaki değişiklikler de kilo vermeyi önler. Yağ kaybettikçe veya kilo verdikçe kandaki leptin hormonu düşer. Düşük leptin düzeyleri beyni uyararak yemek yemeyi artırır.

Beslenmnin 10 Altın Kuralı

Beslenme yanlışlarınızın şişmanlık, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, diyabet, kanser gibi 21. yüzyıl hastalıklarına yakalanma olasılığınızı artırdığını gösteren kanıtlar çoğalıyor. Sorun sadece çok yemekte veya aşırı miktarda gıda tüketmekte değildir. Yanlış besin seçimleri yapmak da önemlidir.

YANLIŞ beslenmemizin pek çok nedeni var. Bunlardan ilki yaşam temposunun müthiş hızlanması, bu hız ve telaş içinde beslenmenin ıskalanmasıdır. Hızlanmış hayat, fast-food gıdaların tüketimini körüklüyor. Aşırı kalori yüklü, vitamin, mineral, flavonoid, antioksidan ve posa fakiri fast-food besinler ve atıştırmalar sağlığımızın canına okuyor.

REKLAMA KANMAYIN

Yoğun bir reklam bombardımanı tüketiciyi yanlış besin seçimlerine yönlendirmede daha etkili hale geliyor. Reklamlarla tüketimi artan yiyecekler elma, üzüm marul, lahana, fasulye veya bakla değil!.. Doymuş ve trans yağlarla yüklü, şeker ve tuz deposu, kalori zengini, sağlığa yarardan çok zarar getiren hazır-paketlenmiş besinlerin tüketimi, reklamların etkisiyle daha da artıyor. Bu tür besinlerin renkli, parlak ve etkileyici ambalajlarda sunulması ve oldukça çekici hale getirilmesi de önemli bir etken. Özellikle atıştırmalık olarak pazarlanan gofret, çikolata , bisküvi, şekerleme ve cipslerin isimleri de paketleri de müthiş etkileyicidir.

LEZZET TUZAĞI

Yanlış besinlere yönelmenin arkasında başka faktörler de var. Bunlara lezzet unsurunu da eklemek gerekiyor. Hazır gıda üreticileri, ürünlerinde sağlıktan çok lezzet faktörüne önem veriyor. Bu ürünlerde bol bol kullanılan "yağ, şeker ve tuz" üçlüsünün oluşturduğu lezzet üçgeninin içine bir kez girdiniz mi çıkmanız oldukça güçtür. Bu besinler, yağları, tuzları ya da ihtiva ettikleri şeker miktarları yükseldikçe daha kolay satılıyor. Zararlı değilseler bile sağlığa yararlı olmadıkları kesin olan bu tür besinlerin tüketimini arttıran daha pek çok etken var: Bu ürünler doğal olanlara oranla çok daha kolay bulunabiliyor ve çok daha ucuzlar. Bir simitten bile ucuza alabileceğiniz gofretler, bisküvi ve cipsler her an her yerde kolayca bulabiliyorsunuz. Üstelik bunları okul, işyeri veya köşe başlarındaki paramatik kurgulu makinalardan kolayca temin etmeniz mümkün.

BESLENME EĞİTİMİ

Eğitim noksanlığı da önemli bir etken. Okullarımızda beslenme dersi yok. Öğrencilerimize beslenmeyle ilgili herhangi bir eğitim verilmiyor. Tıp fakültelerinde bile "beslenme-sağlık ilişkisi" yeteri kadar öğretilmiyor. Kısacası ilkokuldan üniversite sonuna kadar eğitim müfredatımız beslenme konusunu "es" geçiyor. Beslenme bilgisi ve bilinci fakiri çocuklarımız ve gençlerimiz, anne baba, nine ve dedelerimiz beslenmeyi sadece karın doyurmaktan ibaret bir süreç zannediyor.

SAĞLIK İÇİN BESİN

Lezzet odaklı beslenme eğilimi besinleri birer tatmin ya da keyif aracı haline getiriyor. Sebze ve meyvelerin, tahılların, bakliyat grubunun önemini yeteri kadar bilenimiz pek az. Besinleri sadece karın doyurmak, enerji ihtiyacımızı karşılamak ve keyif almak-lezzet tatmak için tüketiyoruz. Onların gelişmemizi, büyümemizi, kırılıp dökülen yanlarımızı tamir etmemizi sağladıklarından da, yeni hücreler, dokular üretmek, sağlığımızı koruyup güçlendirmek için kullandıklarından da (ne yazık ki) habersiziz.

BESLENMENİN ANLAMI

Eğer sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürmek istiyorsak işe nasıl beslendiğimizi sorgulamakla başlamalıyız. Kilo fazlalığı ve şişmanlıktan, kalp hastalığı, inme şeker ve tansiyondan korunmak, kansere karşı güçlü bir koruma duvarı oluşturmak için buna mecburuz. Doğru besinlere yönelmek, onları yeterli miktarda, dengeli oranlarda ve uygun bir çeşitlilik zenginliği içinde tüketmek çok önemlidir. Sağlıkla ve huzurla yaşlanmak istiyorsak karbonhidrat, protein ve yağları tanımak ve onları uygun miktarlar ve oranlarda nasıl tüketeceğimizi bilmemiz gerekiyor. Doğru protein, karbonhidrat ve yağların neler olduğunu öğrenmemiz ihtiyacımızdan fazla enerji yüklenmememiz, antioksidan vitamin, mineral ve posa zengini gıdalara yönelmemiz bir zorunluluk haline geliyor. Beslenmek karın doyurmaktan daha fazla anlamlar taşıyan sihirli bir kelimedir. Sağlığımızı yanlış kötü veya iyi yönde etkileyen en önemli seçim yaşam tarzı seçimidir. Beslenmeyi ciddiye alın!

ÖNEMLİ BESLENME YANLIŞLARI

Kolalı, meyveli ve şekerli içecekleri fazla tüketmek

Hazır tatlı-tuzlu-yağlı atıştırmaları sık yemek

Doymuş yağların (margarin, tereyağı ve diğer hayvansal yağlar) yoğun olduğu besinlere yönelmek

Tuz ve şeker yüklü gıdalara ağırlık vermek

Fast-food ürünlere (burgerler, patates kızartması) öncelik vermek

Aşırı miktarda besin tüketmek

Tek yönlü beslenmek

Öğün atlamak

DİKKAT...

Beslenirken bunları unutmayın

1- Ne zaman nerede ve ne yiyeceğinizi şansa bırakmayın. Düzgün bir yeme düzeniniz olsun.

2- Yiyeceklerinizin enerji miktarlarını dikkate alın. Aşırı kalori yüklü gıdalardan uzaklaşın.

3- Tuzlu, yağlı ve şekerli gıdalardan uzak kalın.

4- Doğal besinleri tercih edin. Hazır gıdaları seçerken etiketlerini (içeriklerini ve son kullanım tarihlerini) dikkatle inceleyin.

5- Sofradan doymadan kalkmayı alışkanlık haline getirin.

6- Aşırı gıda tüketmeyin. Fazla yemenin 21. yüzyıl hastalıklarını hazırlayan iki temel faktörden biri olduğunu (diğeri hareketsizlik ve tembelliktir) unutmayın.

7- Ana ve ara öğünleri atlamayın. Ara öğünlerde sağlıklı atıştırmalar tüketmeye özen gösterin.

8- Diyet tuzaklarına yakalanmayın. Diyette olmaktan, diyet yapıp zayıflamaktan, özel diyetlerle form tutmaktan fayda ummayın. Bugün, bu hafta veya bu ay "diyette olma"nın bir başka gün, hafta veya ayda "diyet yapmamak" anlamına geldiğini hatırlayın.

9- Yatağa girerken veya gece uyanınca bir şeyler atıştırmayı bırakın.

10- Stresli, endişeli, üzgün veya kızgınsanız yemeğe başlamayın.

Bu savaşı kilolar değil siz kazanacaksınız!!!


Diyet konusunda detaylı bilgiler için  www.diyetcesitleri.com    dan bilgi alabilirsiniz

 

 

ONLİNE HABER BÜLTENİNİZ  , SON DAKİKA HABERLERİ

 

Aradığınız her şey takvimde...

ULUSAL GAZETELER ULUSAL TELEVİZYONLAR ULUSAL RADYOLAR
     
EKONOMİ VE FİNANS SPOR GAZETELERİ YABANCI BASIN
     
YEREL GAZETELER POPÜLER SAYFALAR DERGİLER
     
BANKALAR FAYDALI LİNKLER DEVLET KURUMLARI
     
     
     

TAKVİM.GEN.TR Takvim ile ilgili dönemsel bilgileri bulabileceğiniz bir yer arıyorsanız doğru adrestesiniz www.takvim.gen.tr - e-mail: takvimgentr@yahoo.com

2012 takvimi








 


takvim
Diyet




domain

Haberler



zayıflama - kuran okuyan kalem- korse